x

Özel Sezin Okulu
Sezinde Yaşam

Birlikte gelişmeye daima devam ettiğimiz okulumuzda, topluluğumuzdaki tüm paydaşların desteklenmesini ve kendilerini gerçekleştirebilme yolunda ihtiyaç duydukları kaynaklarla buluşmalarını önemseriz. Sezinli olmak, yaşayan bir ekosistemin parçası olmak demektir.
    • Her öğretmen kendini keşfettiği ve değerli hissettiği sürece etrafındakileri güçlendirebilir. Sezinde öğretmenler yeni şeyler denemek, ihtiyaçlarını ve farklı alanlardaki deneyimlerini paylaşmak için gerekli desteğe ve fırsatlara sahiptirler. 

      Sezinde öğretmen olmak tek bir standart veya beklentiyle sınırlandırılmamak demektir. Ortak akıl etrafında şekillenen bu ortamda Sezin öğretmeni, hayalleri, amaçları ve yetkinlikleriyle okul yaşamının tasarlanmasında önemli rol oynar. Öğrencileri ve meslektaşlarıyla beraber öğrenerek, kendini sürekli yenileyerek hem kendini hem de tüm Sezin ailesini zenginleştirir.

      Öğretmenlerimizle Eğitimlerimiz

      Eğitimde Anda Kalmak: Mindfulness Eğitimi

      “Aldığımız mindfulness eğitiminin ardından bunu ana sınıfında kullanmanın yollarını aramaya başladık ve bunun en iyi yolunun hikâyeler olduğu fikrine vardık. Her bir kitap hangi konuya temas ediyorsa, mindfulnessın ona yönelik etkinliklerini eşleştirerek, yabancı kaynakları da tarayarak bir ünite oluşturduk. Bunu çalışmanın hem bize iyi geldiğini hem de çocuklarımıza dokunduğunu, onların bu alışkanlığı hayatlarına kattıklarını gördük. Örneğin kullandığımız bir nefes tekniği var; işaret parmağınızı diğer elinizin parmakları arasında gezdiriyor ve nefes alıp veriyorsunuz. Çok kalem tutma etkinliği yaptığımız bir gün, parmakları çok yorulmuş bir öğrencimizin kendi kendine bunu yaptığını gördüm.”
      Melek Kaplan, Ana Sınıfı Öğretmeni

      MasterCamp Eğitimi

      İnsanın potansiyeline inanan eğitimciler olarak doğru yönlendirildiğinde bireyin gücünün nasıl bir akademik bilgi ve deneyimle harmanlanabildiğini biliyor ve eğitim tasarımlarımızı bu anlayışa göre yapılandırırız. Bu doğrultuda öğretmenlerimiz, "Odaklan, öğren, tasarla, öğret, geri bildirim al…" mottosundan yola çıkarak eğitimler planlayan MasterCamp’te hikâye anlatıcılığı eğitimlerini tamamladı. Amacımız, dikkat sürelerinin kısaldığı, bilgiye ulaşmanın son derece kolaylaştığı modern ve değişen dünyada, günlük yaşamlarında ve öğrencilerle oldukları her ortamda anlatımı zenginleştirmenin yollarını öğrenmekti.

      İyi bir dinleyici ve iyi bir hikâye anlatıcısı olmanın hem öğrenen hem de öğreten konumundaki tüm akademik paydaşları yakından ilgilendiren bir katma değer oluşturduğuna inanırız.

      İDSA “Eğitimde Yaratıcı Drama” Eğitimi

      Öğretmenlerimiz, İDSA’yla bir öğrenme aracı olarak işlevsel bulduğumuz “Eğitimde Yaratıcı Drama” eğitimlerine katıldı. Dramayla disiplinlerarası ilişkiler kurmayı hedefleyerek etkileşim, algı ve empatik gelişim, iletişim becerileri, hareket-ses-nefes gibi çalışmaların sınıf atmosferine yansıdığı eğitsel ortamlar tasarlarız. Öğrenmenin kişisel deneyimlere açık hâle getirilmesini ve bu süreçte farklı öğrenme araçları kullanmayı önemseriz.

      GenEDU: Eğitim Yoluyla Cinsiyet Eşitliğinin Teşvik Edilmesi İçin Bir Model Oluşturma Projesi

      Her şey gibi toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamanın yolunun da eğitimden geçtiğine inanırız. Bu bağlamda Mayıs 2021’den beri İsveç Başkonsolosluğu ve Bağ Dernek’le beraber yürüttüğümüz GenEDU: Eğitim Yoluyla Cinsiyet Eşitliğinin Teşvik Edilmesi İçin Bir Model Oluşturma Projesi’nde eşitlikçi zihin yapısının eğitim sistemi ve okulumuzun kültürüyle bütünleşmesi üzerine çalışıyoruz. Tüm çalışanlarımızın aldığı eğitimin ardından gönüllü öğretmenlerimizle devam ettirdiğimiz süreçte sınıflarda yapacağımız çalışmaları planlandık.

      “Öğrencilerimizle birlikte toplumsal ayrımcılığın olmadığı, eşit geleceklerde buluşmak amacıyla çıktık bu yola. Projenin derslerimizde uygulanma yöntemleri konusunda hepimizin farklı görüşleri, fikirleri vardı. Görüş ayrılıklarına rağmen ortak bir paydada buluştuk ve bu fikir ayrılıklarının çalışmayı zenginleştirdiğini gördük.”
      Zafer Hakan Gökalp, Beden Eğitimi ve Oyun Öğretmeni

      “Şunu fark ettim: Hayatımızın içinde ne kadar çok kullanıyormuşuz kalıp yargıları! Sözcüklerimizin içinde varmış, cümlelerimizde varmış… Bir öğretmen olarak şimdi kullandığım cümlelere, verdiğim örneklere çok dikkat ediyorum. Verdiğim örneklerde öğrencilerime bu farkındalığı nasıl kazandırabilirimin üzerine düşünüyorum. Öğrencilerimizle yaptığımız bu çalışmaların sonucunu çok hızlı alacağımızı tahmin ediyorum.”
      Begüm Murteza, Almanca Öğretmeni

      “Bu projede bir Türkçe öğretmeni olarak yer almak, derslerde hazırladığımız ya da kullandığımız metinlerin metinlerin içeriğine ekstra dikkat etmemi sağladı. Biz de bu cinsiyet kalıplarının içinde büyüdüğümüz için gözümüzden kaçan detaylar olabiliyor. Ne kadar dikkat etsek de içimize işleyen cinsiyetçilikleri fark etmeye yönelik çalıştık ve bu doğrultuda zümre olarak tüm kitaplarımızı yeniden gözden geçirdik.”
      Gamze Özgül, Ortaokul Türkçe Öğretmeni

    • Daima büyüyen ve gelişen bir ekosistem olarak gördüğümüz okulumuzda tüm çalışanlarımız, bu döngüye önemli katkılarda bulunur. Okulumuzda sık sık bir ailenin çeşitli üyelerinin, mezunlarımızın çalıştığını görürüz. Bu, kök değerlerimizde yatan bağ kurmanın en güçlü ve somut örneklerindendir. Bütün insan algısını önemsediğimiz ve koruduğumuz topluluğumuzda çalışanlarımız yalnızca mesleki becerilerini değil, aynı zamanda özel yetenekleri ve ilgileriyle de bu ekosistemin gelişmesini destekler.

      Çalışanlarımızdan Hikâyeler

      “20 yılı aşkın süredir Özel Sezin Okulunda güvenlik amiri olarak çalışıyorum. Burada büyük bir aileyiz. İşimizi seviyoruz. Velilerimizle iletişimimiz güçlüdür. Ben İstanbul’a gelmeden önce tutuk bir insandım, diyalog kuramıyordum. Artık girişken bir insanım.”
      Sezayi Aylar, Güvenlik Amiri

      “Sezinde 20 yıldan fazladır çalışıyorum. Önce temizlik işindeydim ama mutfağa girmek istiyordum. Çay ocağındaki arkadaş emekli olunca yerine ben geçtim. İşe hâlâ ilk günkü heyecanımla gidip geliyorum. Eşim Yalçın ve kızım Filiz de Sezinde çalışıyor. Burası bana çok şey kattı, daha dışa dönük biriyim artık. Sezinde herkesten bir şey öğreniyorsun.”
      Semra Yılmaz, Çay Ocağı Sorumlusu

      “2012 yılında mezun olduğum okulumda bugün Tohum Çemberi’nde proje sorumlusu olarak çalışıyorum. Benim için bir çalışan olarak Sezine dönmek, eve dönmek gibi âdeta… Şimdi iş arkadaşı olduğum öğretmenlerimle o zaman kurduğum sevgi bağının bugünlere daha da güçlenerek uzandığını görmek harika. Okulun koridorlarında gezdiğimde burada geçen güzel günlerimi hatırlamadan edemiyorum. Şimdi de bir çalışan olarak bu koridorlarda geçen güzel günlere yenilerini ekliyorum.”
      Nazlı İlksavaş, Tohum Çemberi Proje Sorumlusu

      “Sezinde 1999 yılında güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladım. Dört yıl sonra bir akşam telefon kablolarını bağladım. Babam elektrikçi olduğu için elim yatkındır. Tiyatro salonuna teknisyen lazımmış, ben de tiyatro salonunun ses, ışık, görüntü işlerinden sorumlu oldum. Gösterilerden sonra teşekkür almak benim için çok keyifli oluyor. Ayrıca seminerler sırasında özellikle pedagojik konularda kendimi geliştiriyorum. Kızım da bir Sezin öğrencisi.”
      Salih Ergüder, Teknik Sorumlu

      “Birinci sınıfın ilk gününde çokça heyecan, biraz da kaygıyla etrafında koşuşturduğum ön bahçemiz, bugün her sabah iş arkadaşlarımla günaydınlaştığım ve çocuklarımızı karşıladığımız bir kucak. Bana okuma-yazmayı öğreten okulumda hikâye anlatıcısı olarak çalışıyor ve okulumuzun her köşesine saklanmış hikâyelerin peşinde koşuyorum. Bir parçası olduğunuzu yüreğinizde hissettiğiniz bir kurumun hikâyelerini anlatmak, kendi anı defterinize sayfalar eklemek gibi…”
      Meltem Erkmen, Hikâye Anlatıcısı

      Çalışanlarımızla Eğitimlerimiz

      “Birlikte Nasıl Çalışırız?” Atölyeleri

      Tohum Çemberi birimimizin çalışmaları kapsamında 2021 yılı itibarıyla gerçekçi ve sürdürülebilir bir bakışla kültür tasarımı yapabilmek için temalarla ilerlemeye başladık. Temalarımızın şekillendirirken tüm paydaşlarımızın katkısını önemser, bu sebeple ihtiyacı doğru belirlemeye gayret ederiz. #SezindeBirlikte temamız sırasında, biriktirdiğimiz çalışma alışkanlık ve araçlarımızda ortaklaşmak amacıyla düzenlediğimiz “Birlikte Nasıl Çalışırız?” atölyelerinde sosyal kontrat, organizasyonel tasarım ve proje yaratma süreçleri hakkında konuştuk.

    • Sevgi, güven ve açık iletişime dayalı kültürümüzün temelinde aile olgusu yatar. Velilerimiz ise duygu, görüş ve becerileriyle okulumuzun vazgeçilmez bir parçasıdırlar. Bu nedenle çocukları mezun olduktan sonra da bugünkü aidiyet duygusunu kaybetmez ve yıllar geçse de Sezin ailesinin değerli birer parçası olduklarını bilirler.

      Sezinde velilerimiz hem öğrenen hem de öğreten rolünü üstlenirler. Katılımcı kültürle zenginleşen bu ortamda bilgi ve deneyimlerini Sezin ailesinin diğer üyeleriyle paylaşır, bir yandan da kendilerini farklı alanlarda geliştirirler. Böylece Sezinde geçirdiklerini yıllar boyunca çocuklarıyla birlikte büyümeye devam ederler.

      Velilerimizle Etkinliklerimiz

      Kitapla Sohbet Okuma Atölyesi

      Öğretmenlerimiz, çalışanlarımız ve velilerimizden oluşan Kitapla Sohbet Okuma Atölyesi’nde her hafta bir araya gelerek kitaplar seçer, okur ve tartışırız. Kimi zaman okuduğumuz kitabın yazarını, kimi zaman onu çok iyi tartışacağını düşündüğümüz eleştirmenleri, gazetecileri, tiyatrocuları konuk ederiz. Bu buluşmaların moderasyonunda velilerimizden de destek alır, böylece onların bilgi ve deneyimleriyle zenginleşmeyi önemseriz. Kitapların ve edebiyatın gücünde buluşmayı önemseyen bir topluluk olarak atölyelerimiz dışında da yer aldığımız grup sayesinde sürekli iletişimde kalırız.

      Yeni Yıl Konseri

      Birlikteliğin, paylaşmanın ve sanatın gücüne inanan bir topluluk olarak yeni yılı her sene müziğin büyüsüyle karşılarız. Aynı zamanda öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, mezunlarımızın ve velilerimizin sahne aldığı yeni yıl konserimizi bir birliktelik fırsatı olarak görürüz. Konserimizde velilerimiz zaman zaman bireysel performanslarıyla, zaman zaman tüm aile sahne alır ve bireysel yetenekleriyle tüm Sezini aydınlatırlar.

    • Okulumuzda geçirdikleri süre boyunca öğretmenlerimizle, çalışanlarımızla, binamızla bağ kuran öğrencilerimiz, mezun olduktan sonra okulumuzdaki geçen günlerini sevgiyle hatırlamaya daima devam eder. Sezinde geçen yıllarda edindikleri akademik ve sosyal becerileri hayatlarının her alanında kullanan mezunlarımız, topluluğumuzun kanat açıp uçmayı başarırken aynı zamanda kökleriyle buraya bağlı kalan paydaşlarıdır.

      Mezunlarımızdan Hikâyeler

      “Sezinde hocaların sana emek vermesi, sana yapabileceğini göstermeleri, pozitif bir eğitim ortamı oluşturulmasıyla hayal edebilme becerisi kazandım. İnsanı nasıl motive ettiklerini, mesleklerini ne kadar severek yaptıklarını görüyorsun. Biz dönem olarak da insanların birbirinin üstüne basmadığı, birbirine yardımcı olduğu, teneffüste sorularla beraber savaşıp yapamazlarsa öğretmene danıştıkları, birbirlerinin başarılarından mutlu olan, üzüntüsüne ortak olan bir topluluktuk. Ben pozitif bir çalışma ortamı yaratmayı, mutlu bir topluluk olarak var olmayı Sezinde öğrendim.”
      Ece Çalışan, Özel Sezin Lisesi 2016 Mezunu ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencisi

      “Müzik derslerimiz çok keyifli geçerdi. Koromuz vardı. Koro, bence o yaşlar için çok değerli: Birey olarak fark edilebilirsiniz ama burada hep berabersiniz ve her sese yer var. Sosyal etkinlikler açısından da çok zenginliği olan bir yerdi. Sezin, bir çocuğun gidebileceği en güzel yuva, ev… Öyle bir kucak, öyle bir sıcaklık hatırlıyorum ki…”
      Elif Altuğ, Özel Sezin Okulu 1981 Mezunu ve Amerikan Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı

      Mezun Etkinlikleri

      Mezunlar Günü

      Her sene güz mevsiminde okulumuzda yaptığımız Mezunlar Günü’nde mezunlarımızla bir araya gelir. Bu günde hem farklı yıllarda mezun olmuş öğrencilerimiz ve öğretmenleri özlem giderir hem de okulumuzun unutulmaz lezzeti Sezin Mantı’yı yiyip bir sonraki Mezunlar Günü’nde buluşmak üzere vedalaşırlar.

Okulumuzda ortak fikir ve hayal etrafında bir araya gelen kişilerin oluşturacağı çemberlerden oluşan bir sistem tasarladık. Çember, herkesin birbirini görebildiği, döngüsel ve eşitlikçi bir daireyi temsil ediyor. Bambaşka yetkinlikleri olan kişilerin bir araya geldiği ve hiyerarşinin olmadığı bu yapılarla herkesin sesinin duyulduğu bir ortam yaratıyoruz. Ulaşmaya çalıştığımız dönüşümde, kişilerin tek bir rolünün olmadığı, mesleki bilgilerinin dışındaki yatkınlıklarını kullanabildikleri alanlar açmaya özen gösteriyoruz çünkü bütünsel dönüşümün ancak hepimizin sesi ve katkısıyla gerçekleşeceğine inanıyoruz.

Bu sistemin okul içinde yaygınlaştırmasını sağlamaktan sorumlu olan Tohum Çemberi, Ağustos 2019’da başlattığımız organizasyonel tasarım adımlarının sonucunda bir birim olarak oluşturuldu. Bu çember, her çeyrek için tasarladığı temalarla okulumuzda dönüşüme öncülük etmeyi, farkındalık yaratmayı, araştırma kültürünü güçlendirmeyi ve bu adımları tüm Sezinliler arasında yaygınlaştırmayı amaçlıyor. 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı’ndaki #SezindeUmutVar, #SezindeBirlikte ve #SezindeEmpati gibi temalarla faaliyetlerine devam ediyor.


Mutfak, kuruluşumuzdan beri bizim için öncelikli bir konu oldu. Seneler içinde Erenköy’deki minik mutfaktan yirmi bin metrekarelik kampüsümüzdeki yemekhanelere ulaşmış olsak da anlayışımız asla değişmedi. Her daim özenle seçilen malzemeler okulumuzun bu en sıcak köşesinde, emektar isimlerin ellerinde kuşaklar boyu unutulmayan lezzetlere dönüştü. 

Bugün köklü geleneğimizden güç alarak kendi mutfağımızda hazırladığımız sağlıklı ve dengeli menülerimiz, bilimsel veriler ve farklı yaş gruplarının ihtiyaçları kapsamında planlanıyor. 

Aynı zamanda beslenme farkındalığı ve sürdürülebilir yaşam üzerine projeler yürütüyoruz. Yerel ürünler, mevsiminde ve bilinçli tüketim, israfın önlenmesi konularında yapılan söyleşi ve atölyelerle tüm canlılara ve yeryüzüne özen gösteren bireyler yetiştirmeyi amaçlıyoruz.

“Gıda soframıza nasıl geliyor?”, “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?”, “Atık oluşumunu ve plastik kullanımını nasıl azaltabiliriz?” gibi sorular etrafında şekillenen bu çalışmalar, Sezin ailesi olarak alışkanlıklarımız üzerine düşünmemizi sağlıyor. Bakış açımızı ve davranış şekillerimizi dönüştüren bu adımlarla sürdürülebilirlik ve sağlıklı yaşam kültürünü güçlendiriyor, okul yaşamının da ötesine taşıyarak yaymayı hedefliyoruz


Yemek Felsefemiz

  1. Tüm yemekler, beslenme dahil, okulumuzun mutfağında kendi personelimiz tarafından günlük olarak hazırlanır.
  2. Menülerde dört temel besin grubu kullanılmasına özen gösterilir.
  3. Yemeklerimizde katkı maddesi içeren hazır gıda kullanılmaz.
  4. Etler kurulduğumuz günden beri aynı kasaptan günlük olarak alınmaktadır. Donmuş et kullanılmaz. 
  5. Tüm sebze ve meyveler günlük olarak satın alınır ve mevsimsel ürünler tercih edilir.
  6. Yemeklerimizde bitkisel yağ ve tereyağı, tüm salata çeşitlerinde ve soğuk yemeklerde yöresel sızma zeytinyağı kullanılır.
  7. Tüm meyve suları okulumuzda taze olarak sıkılır.

Okulumuzun zengin eğitim ve öğretim imkânları hafta sonu ve tatil günlerinde de bireylerin çok yönlü gelişimleri için fırsata dönüşür. Yıl boyunca 4-10 yaş aralığındaki çocuklara yönelik sürdürülen Akademi Sezin Yaz Okulunda spor, yabancı dil ve sanat alanlarındaki programlar ile Akademi Sezin Kış Okulunda yürütülen yüzme programları;

  1. Öğrencilerin yeteneklerini keşfetmelerine,
  2. Yaşayarak ve eğlenerek öğrenmelerine,
  3. Özgüvenlerini artırmalarına,
  4. Sorumluluk almalarına,
  5. Özgün düşünme ve problem çözme becerileri kazanmalarına,
  6. Empati, süreç yönetimi, stresle baş edebilme, zor koşullarda dayanıklı ve uyumlu olabilme gibi yetkinlikleri elde etmelerine olanak sağlar.

Benim için Açık Çatı herkesin yapamayacaklarını yapabilmek için bir yol. Zor ya da imkânsız denilen yerlere ulaşmak için uzanan bir merdiven. Nehir Yaycıoğlu, Öğrenci

Çatı katındaki eğitim alanı benim için derslere çalışmak, resim yapmak ve kitap okumaktan fazlası. Çatı katı, benim için hayal dünyasına açılan bir kapı, benim kuş gibi özgür olduğum bir yer.Ayda Evren, Öğrenci
 
Açık Çatı benim için ‘sınırların ötesinde bir yer’ demektir. Demir Şengör, Öğrenci

Okulumuzun yenilikçi öğrenme, üretme, çalışma ve bir araya gelme mekânı Açık Çatı; öğrencilerimizden öğretmenlerimize Sezin ailesinin birlikte hayal ederek yarattığı, formalitelerin ötesinde ve sürekli evrilen bir alan. Makerlab’i, beceri atölyeleri, kütüphanesi, çok amaçlı etkinlik ve çalışma alanlarıyla; 50 yıllık tecrübemizden yararlanarak hayata geçirdiğimiz, geleceğin okuluna dair bir ön izleme sunan “pedagojik bir laboratuvar”.
 
İletişim, takım çalışması, esneklik, şeffaflık, gülümseme ve akustik kavramları etrafında şekillenen Açık Çatı ile tüm paydaşların hayatına dokunan çok yönlü bir alan yaratmayı amaçladık. Araştırma süreci, Şubat 2014’te öğretmenlerimiz ve idarecilerimizin ATÖLYE ile gerçekleştirdiği tasarım odaklı düşünme oturumuyla başladı. Bu oturumda esnek kullanımlı bir etkinlik alanı, Makerlab aracılığıyla uygulamalı öğrenime olan gereksinim, geniş ve açık çalışma alanları, veliler ve öğretmenler için etkileşim bölgelerine duyulan ihtiyaç gibi çeşitli içgörüler ortaya çıktı. 

Haberi görüntülemek için aşağıdaki linke tıklayınız.
https://worldarchitecture.org/architecture-projects/hccfm/open-roof-space-project-pages.html

 

Öğrenciler ve öğretmenlerle yapılan saha çalışmaları, gözlem oturumları, röportajlar ve tasarım eleştirileri ile süren deneysel araştırma dönemi, mekânın 2017’de kullanıma açılmasının ardından da devam etti. Açılıştan sonraki ilk sene içindeki gözlem ve öğrenimler, Açık Çatı’nın ihtiyaçlar kapsamında gelişip dönüşmesine olanak sağladı. 
 
Bugün yeni bir üretim ve öğrenme kültürünün yayıldığı Açık Çatı en çok öğrencilerimizi heyecanlandırmaya devam ediyor. Hayal etmenin, yaratmanın ve paylaşmanın gücüyle birlikte zenginleşen öğrencilerimizi, bu “sınıf dışı” alanda kimi zaman özgün projeler geliştirirken ve etkinlikler düzenlerken, kimi zaman da kendileriyle baş başa kalarak çalışırken veya sessizliğin tadını çıkarırken görebilirsiniz.

 

 

21. yüzyıl yetkinlikleri çerçevesinde farklı öğrenme ve çalışma biçimlerini destekleyen Açık Çatı, sadece öğrencilerimiz için değil aynı zamanda öğretmenlerimiz, velilerimiz ve diğer tüm paydaşlar için de bir gelişim alanı. Her bireyin kendinden bir parça bulabileceği bu mekânda önümüzdeki yıllarda da birlikte hayal ederek geleceği tasarlamaya devam edeceğiz.

Özel Sezin Okulu
Sezinde Yaşam
Sezinde Yaşam
01
Sezinli Olmak
Birlikte gelişmeye daima devam ettiğimiz okulumuzda, topluluğumuzdaki tüm paydaşların desteklenmesini ve kendilerini gerçekleştirebilme yolunda ihtiyaç duydukları kaynaklarla buluşmalarını önemseriz. Sezinli olmak, yaşayan bir ekosistemin parçası olmak demektir.
    • Her öğretmen kendini keşfettiği ve değerli hissettiği sürece etrafındakileri güçlendirebilir. Sezinde öğretmenler yeni şeyler denemek, ihtiyaçlarını ve farklı alanlardaki deneyimlerini paylaşmak için gerekli desteğe ve fırsatlara sahiptirler. 

      Sezinde öğretmen olmak tek bir standart veya beklentiyle sınırlandırılmamak demektir. Ortak akıl etrafında şekillenen bu ortamda Sezin öğretmeni, hayalleri, amaçları ve yetkinlikleriyle okul yaşamının tasarlanmasında önemli rol oynar. Öğrencileri ve meslektaşlarıyla beraber öğrenerek, kendini sürekli yenileyerek hem kendini hem de tüm Sezin ailesini zenginleştirir.

      Öğretmenlerimizle Eğitimlerimiz

      Eğitimde Anda Kalmak: Mindfulness Eğitimi

      “Aldığımız mindfulness eğitiminin ardından bunu ana sınıfında kullanmanın yollarını aramaya başladık ve bunun en iyi yolunun hikâyeler olduğu fikrine vardık. Her bir kitap hangi konuya temas ediyorsa, mindfulnessın ona yönelik etkinliklerini eşleştirerek, yabancı kaynakları da tarayarak bir ünite oluşturduk. Bunu çalışmanın hem bize iyi geldiğini hem de çocuklarımıza dokunduğunu, onların bu alışkanlığı hayatlarına kattıklarını gördük. Örneğin kullandığımız bir nefes tekniği var; işaret parmağınızı diğer elinizin parmakları arasında gezdiriyor ve nefes alıp veriyorsunuz. Çok kalem tutma etkinliği yaptığımız bir gün, parmakları çok yorulmuş bir öğrencimizin kendi kendine bunu yaptığını gördüm.”
      Melek Kaplan, Ana Sınıfı Öğretmeni

      MasterCamp Eğitimi

      İnsanın potansiyeline inanan eğitimciler olarak doğru yönlendirildiğinde bireyin gücünün nasıl bir akademik bilgi ve deneyimle harmanlanabildiğini biliyor ve eğitim tasarımlarımızı bu anlayışa göre yapılandırırız. Bu doğrultuda öğretmenlerimiz, "Odaklan, öğren, tasarla, öğret, geri bildirim al…" mottosundan yola çıkarak eğitimler planlayan MasterCamp’te hikâye anlatıcılığı eğitimlerini tamamladı. Amacımız, dikkat sürelerinin kısaldığı, bilgiye ulaşmanın son derece kolaylaştığı modern ve değişen dünyada, günlük yaşamlarında ve öğrencilerle oldukları her ortamda anlatımı zenginleştirmenin yollarını öğrenmekti.

      İyi bir dinleyici ve iyi bir hikâye anlatıcısı olmanın hem öğrenen hem de öğreten konumundaki tüm akademik paydaşları yakından ilgilendiren bir katma değer oluşturduğuna inanırız.

      İDSA “Eğitimde Yaratıcı Drama” Eğitimi

      Öğretmenlerimiz, İDSA’yla bir öğrenme aracı olarak işlevsel bulduğumuz “Eğitimde Yaratıcı Drama” eğitimlerine katıldı. Dramayla disiplinlerarası ilişkiler kurmayı hedefleyerek etkileşim, algı ve empatik gelişim, iletişim becerileri, hareket-ses-nefes gibi çalışmaların sınıf atmosferine yansıdığı eğitsel ortamlar tasarlarız. Öğrenmenin kişisel deneyimlere açık hâle getirilmesini ve bu süreçte farklı öğrenme araçları kullanmayı önemseriz.

      GenEDU: Eğitim Yoluyla Cinsiyet Eşitliğinin Teşvik Edilmesi İçin Bir Model Oluşturma Projesi

      Her şey gibi toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamanın yolunun da eğitimden geçtiğine inanırız. Bu bağlamda Mayıs 2021’den beri İsveç Başkonsolosluğu ve Bağ Dernek’le beraber yürüttüğümüz GenEDU: Eğitim Yoluyla Cinsiyet Eşitliğinin Teşvik Edilmesi İçin Bir Model Oluşturma Projesi’nde eşitlikçi zihin yapısının eğitim sistemi ve okulumuzun kültürüyle bütünleşmesi üzerine çalışıyoruz. Tüm çalışanlarımızın aldığı eğitimin ardından gönüllü öğretmenlerimizle devam ettirdiğimiz süreçte sınıflarda yapacağımız çalışmaları planlandık.

      “Öğrencilerimizle birlikte toplumsal ayrımcılığın olmadığı, eşit geleceklerde buluşmak amacıyla çıktık bu yola. Projenin derslerimizde uygulanma yöntemleri konusunda hepimizin farklı görüşleri, fikirleri vardı. Görüş ayrılıklarına rağmen ortak bir paydada buluştuk ve bu fikir ayrılıklarının çalışmayı zenginleştirdiğini gördük.”
      Zafer Hakan Gökalp, Beden Eğitimi ve Oyun Öğretmeni

      “Şunu fark ettim: Hayatımızın içinde ne kadar çok kullanıyormuşuz kalıp yargıları! Sözcüklerimizin içinde varmış, cümlelerimizde varmış… Bir öğretmen olarak şimdi kullandığım cümlelere, verdiğim örneklere çok dikkat ediyorum. Verdiğim örneklerde öğrencilerime bu farkındalığı nasıl kazandırabilirimin üzerine düşünüyorum. Öğrencilerimizle yaptığımız bu çalışmaların sonucunu çok hızlı alacağımızı tahmin ediyorum.”
      Begüm Murteza, Almanca Öğretmeni

      “Bu projede bir Türkçe öğretmeni olarak yer almak, derslerde hazırladığımız ya da kullandığımız metinlerin metinlerin içeriğine ekstra dikkat etmemi sağladı. Biz de bu cinsiyet kalıplarının içinde büyüdüğümüz için gözümüzden kaçan detaylar olabiliyor. Ne kadar dikkat etsek de içimize işleyen cinsiyetçilikleri fark etmeye yönelik çalıştık ve bu doğrultuda zümre olarak tüm kitaplarımızı yeniden gözden geçirdik.”
      Gamze Özgül, Ortaokul Türkçe Öğretmeni

    • Daima büyüyen ve gelişen bir ekosistem olarak gördüğümüz okulumuzda tüm çalışanlarımız, bu döngüye önemli katkılarda bulunur. Okulumuzda sık sık bir ailenin çeşitli üyelerinin, mezunlarımızın çalıştığını görürüz. Bu, kök değerlerimizde yatan bağ kurmanın en güçlü ve somut örneklerindendir. Bütün insan algısını önemsediğimiz ve koruduğumuz topluluğumuzda çalışanlarımız yalnızca mesleki becerilerini değil, aynı zamanda özel yetenekleri ve ilgileriyle de bu ekosistemin gelişmesini destekler.

      Çalışanlarımızdan Hikâyeler

      “20 yılı aşkın süredir Özel Sezin Okulunda güvenlik amiri olarak çalışıyorum. Burada büyük bir aileyiz. İşimizi seviyoruz. Velilerimizle iletişimimiz güçlüdür. Ben İstanbul’a gelmeden önce tutuk bir insandım, diyalog kuramıyordum. Artık girişken bir insanım.”
      Sezayi Aylar, Güvenlik Amiri

      “Sezinde 20 yıldan fazladır çalışıyorum. Önce temizlik işindeydim ama mutfağa girmek istiyordum. Çay ocağındaki arkadaş emekli olunca yerine ben geçtim. İşe hâlâ ilk günkü heyecanımla gidip geliyorum. Eşim Yalçın ve kızım Filiz de Sezinde çalışıyor. Burası bana çok şey kattı, daha dışa dönük biriyim artık. Sezinde herkesten bir şey öğreniyorsun.”
      Semra Yılmaz, Çay Ocağı Sorumlusu

      “2012 yılında mezun olduğum okulumda bugün Tohum Çemberi’nde proje sorumlusu olarak çalışıyorum. Benim için bir çalışan olarak Sezine dönmek, eve dönmek gibi âdeta… Şimdi iş arkadaşı olduğum öğretmenlerimle o zaman kurduğum sevgi bağının bugünlere daha da güçlenerek uzandığını görmek harika. Okulun koridorlarında gezdiğimde burada geçen güzel günlerimi hatırlamadan edemiyorum. Şimdi de bir çalışan olarak bu koridorlarda geçen güzel günlere yenilerini ekliyorum.”
      Nazlı İlksavaş, Tohum Çemberi Proje Sorumlusu

      “Sezinde 1999 yılında güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladım. Dört yıl sonra bir akşam telefon kablolarını bağladım. Babam elektrikçi olduğu için elim yatkındır. Tiyatro salonuna teknisyen lazımmış, ben de tiyatro salonunun ses, ışık, görüntü işlerinden sorumlu oldum. Gösterilerden sonra teşekkür almak benim için çok keyifli oluyor. Ayrıca seminerler sırasında özellikle pedagojik konularda kendimi geliştiriyorum. Kızım da bir Sezin öğrencisi.”
      Salih Ergüder, Teknik Sorumlu

      “Birinci sınıfın ilk gününde çokça heyecan, biraz da kaygıyla etrafında koşuşturduğum ön bahçemiz, bugün her sabah iş arkadaşlarımla günaydınlaştığım ve çocuklarımızı karşıladığımız bir kucak. Bana okuma-yazmayı öğreten okulumda hikâye anlatıcısı olarak çalışıyor ve okulumuzun her köşesine saklanmış hikâyelerin peşinde koşuyorum. Bir parçası olduğunuzu yüreğinizde hissettiğiniz bir kurumun hikâyelerini anlatmak, kendi anı defterinize sayfalar eklemek gibi…”
      Meltem Erkmen, Hikâye Anlatıcısı

      Çalışanlarımızla Eğitimlerimiz

      “Birlikte Nasıl Çalışırız?” Atölyeleri

      Tohum Çemberi birimimizin çalışmaları kapsamında 2021 yılı itibarıyla gerçekçi ve sürdürülebilir bir bakışla kültür tasarımı yapabilmek için temalarla ilerlemeye başladık. Temalarımızın şekillendirirken tüm paydaşlarımızın katkısını önemser, bu sebeple ihtiyacı doğru belirlemeye gayret ederiz. #SezindeBirlikte temamız sırasında, biriktirdiğimiz çalışma alışkanlık ve araçlarımızda ortaklaşmak amacıyla düzenlediğimiz “Birlikte Nasıl Çalışırız?” atölyelerinde sosyal kontrat, organizasyonel tasarım ve proje yaratma süreçleri hakkında konuştuk.

    • Sevgi, güven ve açık iletişime dayalı kültürümüzün temelinde aile olgusu yatar. Velilerimiz ise duygu, görüş ve becerileriyle okulumuzun vazgeçilmez bir parçasıdırlar. Bu nedenle çocukları mezun olduktan sonra da bugünkü aidiyet duygusunu kaybetmez ve yıllar geçse de Sezin ailesinin değerli birer parçası olduklarını bilirler.

      Sezinde velilerimiz hem öğrenen hem de öğreten rolünü üstlenirler. Katılımcı kültürle zenginleşen bu ortamda bilgi ve deneyimlerini Sezin ailesinin diğer üyeleriyle paylaşır, bir yandan da kendilerini farklı alanlarda geliştirirler. Böylece Sezinde geçirdiklerini yıllar boyunca çocuklarıyla birlikte büyümeye devam ederler.

      Velilerimizle Etkinliklerimiz

      Kitapla Sohbet Okuma Atölyesi

      Öğretmenlerimiz, çalışanlarımız ve velilerimizden oluşan Kitapla Sohbet Okuma Atölyesi’nde her hafta bir araya gelerek kitaplar seçer, okur ve tartışırız. Kimi zaman okuduğumuz kitabın yazarını, kimi zaman onu çok iyi tartışacağını düşündüğümüz eleştirmenleri, gazetecileri, tiyatrocuları konuk ederiz. Bu buluşmaların moderasyonunda velilerimizden de destek alır, böylece onların bilgi ve deneyimleriyle zenginleşmeyi önemseriz. Kitapların ve edebiyatın gücünde buluşmayı önemseyen bir topluluk olarak atölyelerimiz dışında da yer aldığımız grup sayesinde sürekli iletişimde kalırız.

      Yeni Yıl Konseri

      Birlikteliğin, paylaşmanın ve sanatın gücüne inanan bir topluluk olarak yeni yılı her sene müziğin büyüsüyle karşılarız. Aynı zamanda öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, mezunlarımızın ve velilerimizin sahne aldığı yeni yıl konserimizi bir birliktelik fırsatı olarak görürüz. Konserimizde velilerimiz zaman zaman bireysel performanslarıyla, zaman zaman tüm aile sahne alır ve bireysel yetenekleriyle tüm Sezini aydınlatırlar.

    • Okulumuzda geçirdikleri süre boyunca öğretmenlerimizle, çalışanlarımızla, binamızla bağ kuran öğrencilerimiz, mezun olduktan sonra okulumuzdaki geçen günlerini sevgiyle hatırlamaya daima devam eder. Sezinde geçen yıllarda edindikleri akademik ve sosyal becerileri hayatlarının her alanında kullanan mezunlarımız, topluluğumuzun kanat açıp uçmayı başarırken aynı zamanda kökleriyle buraya bağlı kalan paydaşlarıdır.

      Mezunlarımızdan Hikâyeler

      “Sezinde hocaların sana emek vermesi, sana yapabileceğini göstermeleri, pozitif bir eğitim ortamı oluşturulmasıyla hayal edebilme becerisi kazandım. İnsanı nasıl motive ettiklerini, mesleklerini ne kadar severek yaptıklarını görüyorsun. Biz dönem olarak da insanların birbirinin üstüne basmadığı, birbirine yardımcı olduğu, teneffüste sorularla beraber savaşıp yapamazlarsa öğretmene danıştıkları, birbirlerinin başarılarından mutlu olan, üzüntüsüne ortak olan bir topluluktuk. Ben pozitif bir çalışma ortamı yaratmayı, mutlu bir topluluk olarak var olmayı Sezinde öğrendim.”
      Ece Çalışan, Özel Sezin Lisesi 2016 Mezunu ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencisi

      “Müzik derslerimiz çok keyifli geçerdi. Koromuz vardı. Koro, bence o yaşlar için çok değerli: Birey olarak fark edilebilirsiniz ama burada hep berabersiniz ve her sese yer var. Sosyal etkinlikler açısından da çok zenginliği olan bir yerdi. Sezin, bir çocuğun gidebileceği en güzel yuva, ev… Öyle bir kucak, öyle bir sıcaklık hatırlıyorum ki…”
      Elif Altuğ, Özel Sezin Okulu 1981 Mezunu ve Amerikan Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı

      Mezun Etkinlikleri

      Mezunlar Günü

      Her sene güz mevsiminde okulumuzda yaptığımız Mezunlar Günü’nde mezunlarımızla bir araya gelir. Bu günde hem farklı yıllarda mezun olmuş öğrencilerimiz ve öğretmenleri özlem giderir hem de okulumuzun unutulmaz lezzeti Sezin Mantı’yı yiyip bir sonraki Mezunlar Günü’nde buluşmak üzere vedalaşırlar.

02
Çember Sistemi

Okulumuzda ortak fikir ve hayal etrafında bir araya gelen kişilerin oluşturacağı çemberlerden oluşan bir sistem tasarladık. Çember, herkesin birbirini görebildiği, döngüsel ve eşitlikçi bir daireyi temsil ediyor. Bambaşka yetkinlikleri olan kişilerin bir araya geldiği ve hiyerarşinin olmadığı bu yapılarla herkesin sesinin duyulduğu bir ortam yaratıyoruz. Ulaşmaya çalıştığımız dönüşümde, kişilerin tek bir rolünün olmadığı, mesleki bilgilerinin dışındaki yatkınlıklarını kullanabildikleri alanlar açmaya özen gösteriyoruz çünkü bütünsel dönüşümün ancak hepimizin sesi ve katkısıyla gerçekleşeceğine inanıyoruz.

Bu sistemin okul içinde yaygınlaştırmasını sağlamaktan sorumlu olan Tohum Çemberi, Ağustos 2019’da başlattığımız organizasyonel tasarım adımlarının sonucunda bir birim olarak oluşturuldu. Bu çember, her çeyrek için tasarladığı temalarla okulumuzda dönüşüme öncülük etmeyi, farkındalık yaratmayı, araştırma kültürünü güçlendirmeyi ve bu adımları tüm Sezinliler arasında yaygınlaştırmayı amaçlıyor. 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı’ndaki #SezindeUmutVar, #SezindeBirlikte ve #SezindeEmpati gibi temalarla faaliyetlerine devam ediyor.


03
Yemek Kültürü

Mutfak, kuruluşumuzdan beri bizim için öncelikli bir konu oldu. Seneler içinde Erenköy’deki minik mutfaktan yirmi bin metrekarelik kampüsümüzdeki yemekhanelere ulaşmış olsak da anlayışımız asla değişmedi. Her daim özenle seçilen malzemeler okulumuzun bu en sıcak köşesinde, emektar isimlerin ellerinde kuşaklar boyu unutulmayan lezzetlere dönüştü. 

Bugün köklü geleneğimizden güç alarak kendi mutfağımızda hazırladığımız sağlıklı ve dengeli menülerimiz, bilimsel veriler ve farklı yaş gruplarının ihtiyaçları kapsamında planlanıyor. 

Aynı zamanda beslenme farkındalığı ve sürdürülebilir yaşam üzerine projeler yürütüyoruz. Yerel ürünler, mevsiminde ve bilinçli tüketim, israfın önlenmesi konularında yapılan söyleşi ve atölyelerle tüm canlılara ve yeryüzüne özen gösteren bireyler yetiştirmeyi amaçlıyoruz.

“Gıda soframıza nasıl geliyor?”, “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?”, “Atık oluşumunu ve plastik kullanımını nasıl azaltabiliriz?” gibi sorular etrafında şekillenen bu çalışmalar, Sezin ailesi olarak alışkanlıklarımız üzerine düşünmemizi sağlıyor. Bakış açımızı ve davranış şekillerimizi dönüştüren bu adımlarla sürdürülebilirlik ve sağlıklı yaşam kültürünü güçlendiriyor, okul yaşamının da ötesine taşıyarak yaymayı hedefliyoruz


Yemek Felsefemiz

  1. Tüm yemekler, beslenme dahil, okulumuzun mutfağında kendi personelimiz tarafından günlük olarak hazırlanır.
  2. Menülerde dört temel besin grubu kullanılmasına özen gösterilir.
  3. Yemeklerimizde katkı maddesi içeren hazır gıda kullanılmaz.
  4. Etler kurulduğumuz günden beri aynı kasaptan günlük olarak alınmaktadır. Donmuş et kullanılmaz. 
  5. Tüm sebze ve meyveler günlük olarak satın alınır ve mevsimsel ürünler tercih edilir.
  6. Yemeklerimizde bitkisel yağ ve tereyağı, tüm salata çeşitlerinde ve soğuk yemeklerde yöresel sızma zeytinyağı kullanılır.
  7. Tüm meyve suları okulumuzda taze olarak sıkılır.

04
Akademi Sezin

Okulumuzun zengin eğitim ve öğretim imkânları hafta sonu ve tatil günlerinde de bireylerin çok yönlü gelişimleri için fırsata dönüşür. Yıl boyunca 4-10 yaş aralığındaki çocuklara yönelik sürdürülen Akademi Sezin Yaz Okulunda spor, yabancı dil ve sanat alanlarındaki programlar ile Akademi Sezin Kış Okulunda yürütülen yüzme programları;

  1. Öğrencilerin yeteneklerini keşfetmelerine,
  2. Yaşayarak ve eğlenerek öğrenmelerine,
  3. Özgüvenlerini artırmalarına,
  4. Sorumluluk almalarına,
  5. Özgün düşünme ve problem çözme becerileri kazanmalarına,
  6. Empati, süreç yönetimi, stresle baş edebilme, zor koşullarda dayanıklı ve uyumlu olabilme gibi yetkinlikleri elde etmelerine olanak sağlar.

05
Açık Çatı

Benim için Açık Çatı herkesin yapamayacaklarını yapabilmek için bir yol. Zor ya da imkânsız denilen yerlere ulaşmak için uzanan bir merdiven. Nehir Yaycıoğlu, Öğrenci

Çatı katındaki eğitim alanı benim için derslere çalışmak, resim yapmak ve kitap okumaktan fazlası. Çatı katı, benim için hayal dünyasına açılan bir kapı, benim kuş gibi özgür olduğum bir yer.Ayda Evren, Öğrenci
 
Açık Çatı benim için ‘sınırların ötesinde bir yer’ demektir. Demir Şengör, Öğrenci

Okulumuzun yenilikçi öğrenme, üretme, çalışma ve bir araya gelme mekânı Açık Çatı; öğrencilerimizden öğretmenlerimize Sezin ailesinin birlikte hayal ederek yarattığı, formalitelerin ötesinde ve sürekli evrilen bir alan. Makerlab’i, beceri atölyeleri, kütüphanesi, çok amaçlı etkinlik ve çalışma alanlarıyla; 50 yıllık tecrübemizden yararlanarak hayata geçirdiğimiz, geleceğin okuluna dair bir ön izleme sunan “pedagojik bir laboratuvar”.
 
İletişim, takım çalışması, esneklik, şeffaflık, gülümseme ve akustik kavramları etrafında şekillenen Açık Çatı ile tüm paydaşların hayatına dokunan çok yönlü bir alan yaratmayı amaçladık. Araştırma süreci, Şubat 2014’te öğretmenlerimiz ve idarecilerimizin ATÖLYE ile gerçekleştirdiği tasarım odaklı düşünme oturumuyla başladı. Bu oturumda esnek kullanımlı bir etkinlik alanı, Makerlab aracılığıyla uygulamalı öğrenime olan gereksinim, geniş ve açık çalışma alanları, veliler ve öğretmenler için etkileşim bölgelerine duyulan ihtiyaç gibi çeşitli içgörüler ortaya çıktı. 

Haberi görüntülemek için aşağıdaki linke tıklayınız.
https://worldarchitecture.org/architecture-projects/hccfm/open-roof-space-project-pages.html

 

Öğrenciler ve öğretmenlerle yapılan saha çalışmaları, gözlem oturumları, röportajlar ve tasarım eleştirileri ile süren deneysel araştırma dönemi, mekânın 2017’de kullanıma açılmasının ardından da devam etti. Açılıştan sonraki ilk sene içindeki gözlem ve öğrenimler, Açık Çatı’nın ihtiyaçlar kapsamında gelişip dönüşmesine olanak sağladı. 
 
Bugün yeni bir üretim ve öğrenme kültürünün yayıldığı Açık Çatı en çok öğrencilerimizi heyecanlandırmaya devam ediyor. Hayal etmenin, yaratmanın ve paylaşmanın gücüyle birlikte zenginleşen öğrencilerimizi, bu “sınıf dışı” alanda kimi zaman özgün projeler geliştirirken ve etkinlikler düzenlerken, kimi zaman da kendileriyle baş başa kalarak çalışırken veya sessizliğin tadını çıkarırken görebilirsiniz.

 

 

21. yüzyıl yetkinlikleri çerçevesinde farklı öğrenme ve çalışma biçimlerini destekleyen Açık Çatı, sadece öğrencilerimiz için değil aynı zamanda öğretmenlerimiz, velilerimiz ve diğer tüm paydaşlar için de bir gelişim alanı. Her bireyin kendinden bir parça bulabileceği bu mekânda önümüzdeki yıllarda da birlikte hayal ederek geleceği tasarlamaya devam edeceğiz.


Top